
Ve sonunda geldi. Yeni nesil konsollara eski neslin kralı Street
Fighter 4 sonunda çıktı. İlk etapta Playstation 3 ve Xbox 360 için
çıkan Street Fighter 4'ün incelemesi PCLABS'ta.
ARE YOU READY ? FIGHT !
Video oyunlarıyla hiç ilgisi olmayanların bile hakkında az da olsa
bir fikri olduğunu tahmin ettiğim Street Fighter fenomenini incelemeden
önce Street Fighter tarihine bir göz atalım. İlk Street Fighter arcade
makinelerde 1987 senesinde çıkmıştı. Ryu adı verilen kahramanı seçilip
10 farklı dövüşçüyü dövüş turnuvasında yenmeye çalışılıyordu. 1991
senesinde çıkan Street Fighter 2 ise serinin en iyi oyunu olarak tarihe
geçti, gönüllerde yer etti. 1992'de Super Nintendo'ya daha sonra da
PC'ye port edilen oyun yıllar boyunca çeşitli konsollarda çıkmaya devam
etti. Birçok oyuncunun ise SF fenomeni ile ilk tanışması bir atari
salonunda olmuştur. Orada geçirilen saatlerin ve yaşanılan anıların
ömür boyu zihinde yer ettiği bilinir. Street Fighter alpha serisi 1995
yılında seriyi devam ettiren oyun olmuş, yeni karakterlerin katılımıyla
beraber süper turbo barın sunumu oyuna farklı bir boyut kazandırmıştır.
Daha sonra çıkan Street Fighter 3 ise tam anlamıyla hayal kırıklığı
yaratmış, birçok SF aşığı tarafından göz ardı edilerek SF 2 ile yola
devam edilmiştir. SF3'ten sonra Playstation 2 ve diğer konsollara
çeşitli SF oyunları çıkmış, bunların çoğu oyunun özünü değiştirmezken,
SF2'den sonraki boşluğu doldurmakta yetersiz kalmıştır. Ve geldik
2009'a… Street Fighter fenomeni muhteşem bir dönüşle karşımıza çıkıyor.
Street Fighter 4 son yıllardaki en güzel dövüş oyunu ( oyunlarından
biri ama subjektif davranıyorum en iyisi benim için ) olarak
Playstation 3 ve Xbox 360 konsolları için piyasaya çıktı, bize de
incelemek düştü.
K.O. ! YOU WIN !
Street Fighter 4 günümüze eski değerlere bağlı kalarak mükemmel bir
şekilde uyarlanmış. Oyun ilk duyurulduğunda birçok oyun sever 3D bir
Street Fighter oyunun çıkmasından endişe ediyordu. Street Fighter 4 ise
eskiye sadık kaldı ve 2D olarak çıktı. Oyun 2D olmasına 2D ama arkadaki
görseller 3 boyutlu ve karakterlerin animasyonları çok canlı.
Arkaplandaki cisimlerin veya insanların dövüşle etkileşimli olması ise
olaya ayrı bir tad katıyor. Örnek olarak verirsek; Asya'da şehir içinde
geçen dövüşte, dövüşçüler arkaplanda bulunan insanların yanına düşerse
arkaplandaki insanlar yüzlerini çeviriyorlar, çeşitli tepkiler
veriyorlar. Guile'in arkaplanı olarak bilinen uçaklı arkaplanda ise,
uçak yerde hareket ederken dövüşçülerden biri havadan bir hareket ile
uçağın bir kanadını kırabiliyor
Bunun dışında aynı arkaplanda gece-gündüz oynanabilme opsiyonu da
atmosfere katkıda bulunuyor. Gündüz Asya'da şehir içinde herkes sokakta
iken, gece sadece sokakta sızan bir ayyaş var size eşlik eden.
Görsellerle ilgili söylenebilecek başka birşey ise dövüşçülerin ultra
kombo yaparken kameranın yakına girmesi ve ultra'yı yapacak dövüşçünün
yüzünü 1-2 saniye göstermesi var. Bu esnada rakibin yüzü korkudan çok
komik hale geliyor. 1-2 saniye sonra kamera normale dönüyor ve ultra
kombo yapılıyor. Oyunda animasyonlar o kadar güzel ki, dövüşmekten
bıkmıyorsunuz. Aynı ultra komboyu 50 değil 500 kere yapsanız
bıkmıyorsunuz, her seferinde ayrı bir güzel geliyor insana. Ultra
kombodan bahsetmişken, dövüş sistemi hakkında bilgiler vereyim:
Eski SF'lere göre normal vuruşlardan aldığınız zarar SF4'te biraz
daha az, bu sayede dövüşler biraz daha uzun sürebiliyor, rakip sizi 2
kombo ile kilitleyip maçı kazanamıyor. Her karakterin dövüşte Süper Bar
ve Revenge Bar'ı bulunuyor. Rakibe vurdukça ve kısmen yediğiniz
darbelerden sonra süper barınız dolmaya başlıyor. Süper barı
doldurduğunuz zaman her karakterin normal kombolardan daha güçlü olan
hareketi süper komboyu yapabiliyorsunuz. Alternatif olarak ise özel bir
hareketi bütün yumruk tuşlarına veya bütün tekme tuşlarına basılı
tutarak ( hareket tekme ile yapılıyorsa tekme tuşlarına, yoksa yumruk
tuşlarına ) yaparsanız bu özel hareket rakibe daha çok zarar veriyor.
Buna EX özel hareket adı verilmiş oyunda. EX hareketler toplamda 4
bardan oluşan süper barın 1 barını yiyor. Yani EX yapabilmek için en az
1 barınızın dolu olması gerekiyor. EX'lerin bir diğer avantajı da
durdurulması daha zor olması. Şöyle ki: Blanka'nın yuvarlanma
hareketini düşünün. Eğer bunu normal tuşla yaparsanız, rakip de size o
sırada birşey fırlatırsa sizin canınız azalıyor, hareketiniz iptal
oluyor, yere düşüyorsunuz. Ama bu hareketi EX ile yaparsanız, o
fırlatılan şeyden etkilenmeyip rakibe vurabiliyorsunuz.
EX'li ve normal hareketin farkını bu videodan görebilirsiniz:
Süper barınız setten sete saklanıyor, sıfırlanmıyor. Revenge Bar ise
setten sete sıfırlanıyor. Revenge Bar SF4'te dövüşlerin dengesinde çok
önemli bir etken. Şöyle ki: Revenge Bar siz darbe yedikçe doluyor,
revenge Bar'ınız % 75 oranında dolduğu zaman ultra kombo
yapabiliyorsunuz. Özellikle de bir ultra kombo yerseniz Revenge
bar'ınız oldukça fazla doluyor ve rakibe kendi ultra kombonuz ile
karşılık verme şansınız oluyor. Şöyle bir dövüş hayal edin: Maça çok
kötü başladınız ve üst üste aldığınız darbelerle canınız yarıya indi.
Bu darbeler sonucu revenge barınız doldu . Şimdi intikam alma zamanı !
Rakibe ultra komboyu yedirebilirseniz aynı oranda darbeyi rakibe vurmuş
oluyorsunuz, bir anda dövüş dengeye geliyor. Ultra komboları rakibe
yedirmek için doğru zamanı beklemek çok önemli. Ultra komboların normal
hareketlere göre çok daha zor yapıldığı düşünülürse, doğru zamanda
ultrayı bilinçli bir şekilde yapmak ( şans dışında ) oldukça zor. Bu
konuda pratik yaparak ustalaşabilirsiniz, tabi seçtiğiniz karakterin
ultrasının ne kadar zor veya kolay olduğu da önemli burada.
SF4'te tutup atma hareketleri de eskiye oranla daha zorlaştırılmış.
İleri veya geri tuşuna basılı tutarken hafif yumruk ve hafif tekmeye
aynı anda basılı tutarak rakibi tutup atabiliyorsunuz. ( Genelde ) Ama
tutup atma işlemini başarıyla gerçekleştirmek için rakibe eskisi gibi
yakın olmak yetmiyor tam anlamıyla rakibin "dibinde" olmanız gerekiyor.
Ayrıca rakibi bayıltmak için SF2'ye göre çok daha fazla vurmanız
gerektiğini gözlemledim. Ortalama olarak 8-9 dövüşte bir bayılma
sahnesiyle karşılaştım.
ULTRA COMBO FINISH , YOU WIN !
Street Fighter 4'te başlangıçta 16, açılabilir karakterlerle
birlikte toplamda 25 karakter bulunuyor. Başlangıçta bulunan
karakterler: Abel, Crimson Viper, Balrog, Blanka, Chun-Li, Dhalsim,
E.Honda, Guile, M.Bison, Ken, Ryu, El Fuerte, Rufus, Sagat , Vega ve
Zangief, sonradan açılabilenler: Gouken, Sakura, Gen, Cammy, Dan,
Akuma, Rose, Fei Long ve Seth. Street Fighter serisine yeni katılan
karakterler: Abel, C.Viper, El Fuerte, Rufus ve Seth. Eski Street
Fighterlardan SF4'e gelen karakterlerin komboları yine aynı tuşlarla
yapılırken, bazılarına birkaç ekstra hareket , ayrıca süper ve ultra
komboları gelmiş. Bunun dışında yine karakterlerin bir kısmının
komboları dairesel hareketlerden oluşurken diğer kısmı çizgisel.
Blanka, Guile, Balrog, Vega, M.Bison'ın komboları çizgisel ( geriye
basılı tutup ileri yumruk, ileri tekme veya aşağıya basılı tutup yukarı
tekme, yumruk gibi ) iken, Ken, Ryu, Sagat, Dhalsim gibi karakterlerin
komboları dairesel ( aşağı ileri tekme, yumruk, geri aşağı ileri yumruk
vs… ) hareketlerden oluşuyor. Dövüşçüden dövüşçüye değişen başka bir
olay ise her bir karakterin hızının , aldığı zararın oranının
değişmesi. Sagat, Balrog gibi karakterler oldukça ağır hareket ederken,
Ken , Guile, Cammy , Sakura oldukça hızlı hareket edebiliyor. Buna
benzer bir şekilde Dhalsim'ın canı yediği kombolara bağlı olarak daha
fazla azalırken Zangief'inki çok daha az oluyor. Özellikle
karakterlerin hızlı veya yavaş hareket etmesi eski SF'lere göre SF4'te
çok belirgin bir şekilde oynanışa etki ediyor. SF4'te eski SF'ciler
yeni karakterler yerine eski SF'lerden kalan karakterlerle oynamayı
tercih ediyor. Multiplayer'da % 90 oranında rakiplerim ya Ken ya da
Ryu'yu seçti. Benim kişisel tercihlerim ise Blanka, Guile , Cammy ve
Balrog oldu.
YOU WIN, PERFECT !
Her dövüş oyununda olduğu gibi SF4'te de Arcade modu mevcut. Arcade
modunda 8 zorluk seviyesinden birini seçerek ( easiest, very easy,
easy, medium, medium-hard, hard, very hard ve hardest ) 9 farklı
dövüşçüyü alt ederek oyunu bitirmeye çalışıyorsunuz. Arcade modunun
eski SF'lerden farklı olan kısmı, son dövüşten önce azılı rakibinizle
kapışmanız. Rival fight adı verilen bu dövüşlerde her dövüşçünün
çeşitli nedenlerden dolayı pataklamak istediği başka bir dövüşçü var.
Rival dövüşlerinden önce dövüşçüler farklı bir açılış sahnesi ile
karşımıza çıkıyor, birkaç söz düellosundan sonra birbirlerine ölümüne
girişmeye başlıyorlar. Dövüş esnasında da sürekli birbirlerine laf
atıyorlar. Bu laflar oldukça gaza getirici olabiliyor, ( Benim üzerimde
sürekli bu etkiyi yarattı ) rakibe Allah ne verdiyse saldırıyorsunuz.
Genel olarak monoton geçen arcade moduna bir renk katmış bu rival
olayı. Renk demişken, eski SF'lerde arcade modunun en renkli
olaylarından birisi olan araba parçalama, varil patlatma gibi ara
bölümlerin olmaması beni biraz hayal kırıklığına uğratmadı değil.
Neyse, arcade bölümüyle devam edelim. Arcade modunun boss'u SF
serisinde yıllarca görmeye alıştığımız M.Bison değil, onun yerine
bilimum deneyler sonucu ortaya çıkan, SF serisinin belki de en kazık
dövüşçüsü Seth. Seth sizi sadece dövmekle kalmıyor, bir de üstüne dalga
geçiyor sizinle. İlk seti avans olarak veriyor, sonraki setlerde tam
anlamıyla kontrolden çıkıyor. Oyunu neredeyse her dövüşçüyle bitirmeme
rağmen hâla tam anlamıyla üstünlük kuramadığım yegâne dövüşçüdür
kendisi. Eminim oyunu oynayan birçoklarınız da benimle hemfikirdir. Ne
kadar zor olsa da Seth'i yenmek tabi ki imkansız değil, belirli bir
süre sonra hareketlerini ezberleyince Seth'i alt etmek daha kolay ama
ilk dövüşlerde gamepad'i kırmazsanız iyidir. ( Zorluk seviyesi medium
veya üstüyse özellikle ) Arcade moduyla ilgili söylenebilecek son şey
ise şu olabilir : Oyunda bulunan gizli dövüşçüleri açmak için oyunun
başında açık vaziyette bulunan bazı dövüşçülerle oyunu herhangi bir
zorluk seviyesinde bitirmeniz gerekiyor. ( Örnek: Ryu, Abel, Chun-Li,
Crimson Viper )
Multiplayer moduna ayrı bir paragrafta değineceğim o yüzden onu
şimdilik geçiyorum ve training mod hakkında birkaç cümle sarfetmek
istiyorum.
Training modda rakibinizin üstünde ( rakibinizin pozisyonu
istediğiniz gibi, ister hareketli , ister hareketsiz, ister blok
yaparken ,ister dövüşürken , tamamen size bağlı ) serbestçe bir sürü
hareketi, komboyu deneyebiliyorsunuz. Kombolarını bilmediğiniz bir
karakterin hareketlerini öğrenmek için training modu yerine birazdan
anlatacağım challenge moddaki Trial'ı denemenizi öneririm.
Challenge modun içinde oynabilir 3 farklı ana mod var: Trial,
Survival ve Time Attack. Her biri için normal ve zor seviyesinde 2
farklı seçenek var, yani toplamda 6 tane mod varmış gibi gözükse de
temel olarak 3 çeşit challenge mod mevcut. Trial modunda herhangi bir
dövüşçüyü seçiyorsunuz ve ekranda beliren komboları yapmaya
çalışıyorsunuz. Her bir aşamada yapmanız gereken hareket sayısı belli,
onları yapınca bir sonraki aşamaya geçiyorsunuz. Bütün dövüşçülerde
normal seviyede 5 adet trial aşaması var. 1. aşama en basit hareketler,
2. aşama özel hareketler ve süper, ultra kombolar. 3.,4. ve 5. aşamalar
ise bu ilk 2 aşamada yapılan hareketlerin ardı ardına yapıldığı çeşitli
kombinasyonları içeriyor. Challenge modun içindeki diğer bir mod olan
Time attack'ta seviye başına belirli süreniz var. Bu süre içinde
minimum sayıda yenmeniz gereken rakipleri yenmeye çalışıyorsunuz,
süreniz tükenirse başarısız oluyorsunuz. Bu modda her bir aşamada hem
sizin hem de rakibinizin sahip olduğu özellikler değişebiliyor. Mesela
ilk aşamalarda size sonsuz süper kombo barı veya arttırılmış defans
modu gibi şeyler verirken, rakibin ultra kombo yapmasını yasaklayan
aşamalar varken, seviye atladıkça CPU'yu güçlendirecek olan özellikler
verilebiliyor. Survival modunda da bu bahsettiğim sistem geçerli ama
Survival modunda süreyle yarışmıyorsunuz, dayanılıklığınız ölçülüyor.
Her bir setten sonra kaybettiğiniz can bir sonraki sette size pahalıya
patlıyor çünkü canınızın kaldığı yerden devam ediyorsunuz. Survival
modunda her bir aşamada , her bir setten sonra iyileşme oranı var. % 50
ile başlayıp, % 10lara kadar iniyor bu iyileşme oranı seviye atladıkça.
Cammy Fei Long'a ultra kombosunu yaparken
YOU LOSE
Oyunun multiplayer kısmı oldukça düzgün çalışıyor. Multiplayer'da ya
ev sahibi olup, kendi ayarlarınızda bir maç ayarlıyorsunuz ve başka bir
oyuncunun bağlanmasını bekliyorsunuz, ya da başka bir oyuncunun açtığı
oyuna bağlanıyorsunuz. Custom search yaparsanız, oyun istediğiniz
parametrelere uygun olan maçları size getiriyor, quick search'te
rastgele bulunan 3 maçı ekrana getiriyor. Rastgele bulunan maçlarda
setlerin süresi, maçın kaç set olduğu ve ev sahibinin bağlantı hızını
görebiliyorsunuz. Bağlantı seviyeleri 5 bar dolumu şeklinde ayarlanmış.
Yani 5 bar'dan hepsi doluysa, bağlantı çok iyi, 1 tanesi doluysa kötü,
hiçbiri doluysa çok kötü, 3 tanesi doluysa orta seviye gibi… Ben şu ana
kadar 40'tan fazla maç yapmama rağmen 3'ten yukarı bir bağlantı
seviyesinde oynamadım. Bazıları bu konuda endişe etmesin çünkü 3.
seviyede çok akıcı, singleplayer oynuyormuş gibi oynuyorsunuz. 2.seviye
de fena değil, çok az da olsa bir gecikme oluyor, 2'nin altındaki
maçlara ise kesinlikle girmemenizi tavsiye ederim, ne kadar iyi veya
kötü oynadığınızın bir anlamı yok, istediğiniz hiçbirşeyi
yapamıyorsunuz. Multiplayer'da isterseniz hazırlık maçı tadında
unranked match , isterseniz de puanınızı yükseltecek veya azaltacak
olan ranked match'lere girebiliyorsunuz. Rütbe sistemi çok iyi
ayarlanmış, çok iyi puanı olan oyunculara karşı kaybedince sizin
puanınızdan çok az azalırken, rakip de sizi yendiği zaman çok az puan
kazanıyor. Eğer çok iyi bir rakibi yeniyorsanız da size resmen piyango
vuruyor, 3-4 maçın toplamında alabileceğiniz bir puanı alıyorsunuz.
Multiplayer'da bulunan profilinizi de kazandığınız maçlara ve aldığınız
puanlara göre özelleştirebiliyorsunuz. Mesela belli bir maç sayısına,
galibiyete veya puana ulaşınca profilinize koyabileceğiniz yeni ikonlar
, yazılar geliyor. Multiplayer'daki maçlar CPU'ya karşı oynadığınız
maçlara göre daha zorlu ve daha öğretici geçiyor. Daha bir oyuncu olmak
için multiplayer'da bir süre takılmak şart gibi. ( İsteyen PSN'imi
ekleyebilir: Lareka, sıkı dövüşürüm
)
SON SÖZLER
Street Fighter 4 mükemmel bir dövüş oyunu olmuş. CPU'ya karşı da
oynasanız, başkalarına karşı da oynasanız saatlerinizi, günlerinizi ,
aylarınızı sıkılmadan geçirebileceğiniz bir başyapıt. Oyunun en kötü
yanı, başında geçirdiğiniz saatlerden sonra özellikle başparmağınızda
oluşan acı
Buna da çare olarak internet üzerinden satılan SF'ye özel gamepad'leri
veya arcade stick'i alabilirsiniz. Fiyatları pek uygun olmasa da Street
Fighter 4'te geçireceğiniz zamanla doğru orantılı olarak
düşünülebilecek bir yatırım. Özetle , Street Fighter 4'ü bütün PS3 ve
Xbox 360 sahiplerine öneriyorum ,dövüş oyunlarını sevmeseniz bile
arkadaşlarınızla yapacağınız birkaç dövüş günün yorgunluğunu atmanıza
yetecektir.