Ben küçük bir çocukken arkadaşlarımla
sokakta saatlerce top oynardım. Sabah çıkardım dışarı, eve girişim
akşam saatlerinde olurdu. Yorulmadan, bıkmadan top peşinde koştururduk.
Sokağın yukarısındaki bakkal amca ‘Gidin aşağıda oynayın, burada
gürültü yapmayın’ derdi. Aşağıda bulunan yaşlı teyze ‘Burada oynamayın,
gidin yukarısı boş, orada oynayın’ derdi. Yukarı git, aşağıya gel,
ortada buluş, oradan da kovul… Günler böyle geçerdi işte. Şimdi
dışarıya baktığımda camdan, eski hareketliliğini kaybettiğini görüyorum
sokağın. Şimdiki çocuklar nasıl vakit geçiriyor, dersler mi çok
yoğunlaştı artık, yoksa bilgisayar başında mı bunlar hep?
Çocukların bilgisayar oynaması kadar doğal bir şey yok, aynı şekilde
büyüklerin de. Bilgisayar oyunları artık hayatın bir parçası ve çıkarıp
atamazsınız. Ancak bilinçli bir oyuncu değilseniz, eğlenmekten çok
zarar görürsünüz veya zarar verirsiniz. Haberlerde karşınıza çıkmıştır
mutlaka, ‘Okulu basan genç, şu kadar kişiyi öldürdü’ yada ‘Eline silahı
alan şahıs çevreye ölüm saçtı’. Bu haberler yayınlanırken, bu
katillerin bilgisayar oyunlarıyla pek içli dışlı oldukları da söylenir.
2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde bir genç, bir okulu
basmış ve 32 kişiyi öldürmüştü. Yine aynı ülkede geçen yıl, başka bir
genç sokak ortasında sebepsiz yere 5 kişiyi canından etmişti. Bu zamana
kadar böyle olay çok yaşandı şimdi aklıma gelmeyen. Ve son olarak
Almanya’da Tim Kretschmer adlı 17 yaşındaki genç, eski okuluna gidiyor
ve 16 kişinin bu dünyadan göç etmesine neden oluyor. Polisler peşine
düşünce de intihar ederek aldığı canların sayısını 17’ye çıkarıyor.
Bu son olayda dikkatimizi vermemiz gereken bir nokta var; Tim’in
okula nasıl hazırlanıp gittiği. Özel tim kıyafetleri, çelik yelek ve
259 adet mermi. Çanta, kalemlik ve forma ile gidilen okula Tim bu
şekilde gidiyor. İnsanları öldürürken ‘Polisi aramayın, sadece oyun
oynuyorum!’ diye bağırıyor bu hasta katil. Olaydan sonra yapılan
araştırmalarda Tim’in tam bir oyun bağımlısı olduğu ortaya çıkıyor.
Counter Strike, Farcry, Punisher ve daha niceleri… Saatlerini bu
oyunlarla harcıyormuş Tim. Babası da silahlara meraklı bir insanmış ve
her hafta atış yapmaya gidermiş, oğluyla birlikte. Bütün bunların
sonucu işte bu; 17 ölü…
İşin bir de başka boyutu var. Bu olaydan sonra tüm dünyada bir
hareket başlatıldı, bu hareketi başlatanlar ‘Oyunlar yasaklansın’,
‘Oyunlar insan düşmanı’ gibi sloganlarla hareketlerine güç katmaya
çalıştılar. Akla şu soru geliyordu hemen; ‘Hırsızın hiç mi suçu yok?’.
Evet, Tim oyunlardan etkilenmişti, onlardan gördüklerini gerçek
hayatta uygulamaya kalkıştı. Diğer okul basan katillerde oyunlardan
etkilenmiş olabilir. Ama her Counter oynayan katil olmuyor. Punisher’ı
her bitiren oyuncu, gidip birisinin gözünde matkapla montaj yapmıyor.
Yani iş oyundan ziyade, kişide ve kişinin ailesinde bitiyor.
Hangi anne-baba gelip şu yazıyı okuyacaktır bilemiyorum, ancak o
bitmek tükenmek bilmeyen işinizden gücünüzden biraz vakit bulmanız
lazım, hem kendiniz hem çocuğunuz için. Biliyorum ki bir çocuğun GTA
oynamasını engellemeye çalışmak dünyanın en zor işlerinden biri.
Biliyorum ki bir çocuğa ’18 yaşına’ gelene kadar bunu oynayamazsın
demek, çocuk için anlamsız. Ancak çocuklar bu oyunları oynarken
başlarında durmak, belki onların etkilenme düzeyini azaltır.
Gelelim yetişkinlere, çocuklardan bahsettik ama haberlerde
katillerin gençler olduğunu görüyoruz. Arkadaşlar, oyunlar oyunda
kalsın, gerçek hayata yansıtmayın bunları. Bilincinizi kaybetmeyin,
dışarıda bir hayat var. Oyun oynayacağız elbette, ancak oyun olduğunu
bilerek oynayacağız. Bilinçli bir oyuncu, hangi oyun olursa olsun, onun
sanallıktan öteye gidemediğini kavrar. Eğer etkileniyorsanız, kimseye
zarar vermeden mutlaka psikolojik destek görün. Zarar vermek dediğim
zaman, sadece okul basmak gelmesin aklınıza, arkadaşlarınızla sürekli
kavga etmeniz, büyüklerinize karşı gelmeniz, bunun belirtileri arasında.
Uzmanlar şiddet içerikli oyunların, insanları ‘ölüm makinesi’ ne
dönüştürdüğünü söylüyor. Ben bu genellemeye katılmıyorum, biz Pclabs
‘Oyun Ekibi’ olarak bilinçli oyunculuktan yanayız. Sorumluluğumuzun
farkındayız ve uyarılarımızı yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Siz de
‘Bilinçli Oyuncu’ olmak için elinizden geleni yapın, oyunlar oyunda
kalsın…
Bana gelen bir 'mail'de şöyle bir diyalog vardı;
Kardeşim araba kullanmayı yeni öğrendi, geçen gün arabayla gezintiye çıktığımızda;
-Ağabey, araba sürmek ne kadar güzel, aynı bilgisayar oyunu gibi…
-Haklısın, ancak burada tek canın var…